Asus web sitesinde yapılan bu duyuruya göre EeePC 24 Mayıs tarihinden itibaren satışta olacak. Yapılan duyuruda yer almamasına rağmen EeePC 900 (20G 8,9") modeli de bazı online satış mağazalarında önsiparişle satışta görünüyor.
23 Mayıs 2008 Cuma
EeePC Türkiye'de!
Asus web sitesinde yapılan bu duyuruya göre EeePC 24 Mayıs tarihinden itibaren satışta olacak. Yapılan duyuruda yer almamasına rağmen EeePC 900 (20G 8,9") modeli de bazı online satış mağazalarında önsiparişle satışta görünüyor.
22 Mayıs 2008 Perşembe
Ağda Yazıcı Paylaştırmak
Ağda Yazıcı Paylaştırmak
Eğer bir Pardus kullanıcısıysanız ve Windows kurulu bilgisayarların bulunduğu bir ağ üzerinde çalışıyorsanız, ortak kullandığınız yazıcı Windows kurulu bilgisayara bağlı ise bu yazı işinize yarayabilir.
Pardus Menüsünden Tasma seçeneğini tıklıyoruz.
Açılan pencerede Çevre Birimleri --- Yazıcılar tıklıyoruz.
Açılan Pencerede Ekle--Yazıcı/Sınıf Ekle seçeneğine tıklıyoruz.
Açılan Pencerede İleri diyoruz.
SMB paylaşımlı yazıcı (Windows) seçeneğini seçip ileri diyoruz.
Bu bölümde ilk seçenek olan Anonim seçeneğini seçip ileri diyoruz (ancak bu bölüme tekrar döneceğiz)
Açılan pencerede tara diyerek ağdaki bilgisayarları görüyoruz. İsimlerin solundaki + tıkladığımızda o bilgisayarda kurulu yazıcılar
görünür ancak şimdilik bunu yapmıyoruz ve bir önceki pencereye geri diyerek dönüyoruz.
Az önce Anonim seçeneğini işaretlediğimiz bu bölümde bu sefer Misafir hesabı seçeneğini işaretleyip ileri diyoruz.
Şimdi tanıtmak istediğimiz yazıcının bağlı olduğu bilgisayarı tıklayıp kullanacağımız yazıcıyı seçerek ileri diyoruz.
Tanıtacağımız Yazıcı Modelini seçip ileri diyoruz.
Bu bölümde genelde önerileni (seçili olan ) değiştirmeden ileri diyoruz.
Yazıcının doğru tanıtılıp tanıtılmadığını deneyebilir yada sadece ileri diyebiliriz.
İstediğimiz değişiklikleri yapabilir ya da ileri diyebiliriz.
İstediğimiz değişiklikleri yapabilir ya da ileri diyebiliriz.
İstediğimiz değişiklikleri yapabilir ya da ileri diyebiliriz.
Bir Ad belirleyip ileri diyoruz.
Bitir diyoruz.
Kullanmak istediğimiz yazıcıyı tanıtma işlemimiz sona erdi. Eğer istersek bu yazıcıyı öntanımlı yapabiliriz.
Bunun için öntanımlı olarak belirlemek istediğiniz yazıcıyı seçip öntanımlı olarak belirle demeniz yeterlidir.
DVD'ler rakip tanımıyor
DVD'ler rakip tanımıyor
Optik depolama teknolojilerinde Blu-ray'in DVD'ye karşı öne geçmesi 2012 yılını bulacak.
Şayet sisteminize bir Blu-ray sürücü eklemeyi düşünüyorsanız 2012 yılına kadar beklemenin sisteminizin güncelliği açısından bir sakıncası olmayacak. IDC analistlerine göre şu anda optik depolama alanında rakipsiz olan DVD'lerin kullanımı ancak 2012 yılından sonra Blu-ray gibi yeni nesil teknolojilere karşı gerilemeye başlayacak.
Blu-ray'in rakip teknoloji HD DVD'ye karşı zaferini ilan etmesine karşın PC'ler için popüler bir optik depolama ortamı olması kısa vadede mümkün görünmüyor. Mevcut depolama ortamı olan DVD'nin yazıcı/okuyucu ve medya maliyetlerindeki belirgin avantaj, bu teknolojinin ömrünün de uzamasına yarıyor.
IDC analistlerine göre Blu-ray'in içinde bulunduğumuz yılda PC'lere yönelik önemli bir atılımı olması beklenmiyor. 2009'dan başlayarak bilgisayarlarda yavaş yavaş yer almaya başlayacak Blu-ray'in ciddi anlamda ancak 3 ila 5 yıl sonra hakim depolama formatı ünvanını alması öngörülüyor.
Kaynak:Hürriyet
Plazma TV'ler 3 kat fazla elektrik harcıyor.
İsveç'te yapılan bir araştırmada, plazma televizyonların, sıradan televizyonlara göre 3 kat daha fazla elektrik harcadıkları ortaya çıktı. İsveç Enerji Müdürlüğü'nün yaptığı araştırmaya göre, evlerde tüketilen elektriğin yüzde 5'ini televizyonlar harcıyor.
Araştırma sorumlusu Mikael Holst, "5 farklı televizyon testi yaptık, yeni televizyonlar adeta enerjiyi yutuyorlar." dedi. Deney, LCD ile plazma TV arasındaki farkları da ortaya koydu. Buna göre, LCD televizyonlar yılda 80 YTL miktarı elektrik harcarken, plazma televizyonlarda yıllık 130 YTL sarfiyat olduğu tespit edildi.
Ramazan Kerpeten, Stockholm
21 Mayıs 2008 Çarşamba
Php'de veritabanı bağlantısı
Arkadaşlar PHP kullanan arkadaşlar için veritabanı ile nasıl bağlantı yapıldığını anlatıcam
-----------------------------------------
ilk olarak:
< ? php
$dbhost="localhost"; //burası genellikle "localhosttur."
$db="veritabanı adı"; //veritabanı adı
$dbkullanici="kullanıcı adı"; //veritabanı kullanıcı adı
$dbsifre="veri tabanı şifresi"; //veritabanı şifresi
?>
bunları yazmanız yeterli olcaktır. ve veritabanı ile bağlantıyı kuracaktır.
Yahoo’dan Microsoft’a ret
Yahoo, Microsoft tarafından yapılan 42 milyar dolarlık satın alma önerisini, yetersiz bularak resmi olarak geri çevirdi.
NEW YORK - Yahoo tarafından yapılan açıklamada, Microsoft’un teklifinin, Yahoo’nun gerçek değerinin altında olduğu kaydedildi. Ancak Microsoft’un Yahoo’dan kolay kolay vazgeçmeyeceği ve direkt olarak Yahoo hissedarlarıyla bağlantıya geçeceği ifade ediliyor.
The Times Gazetesi’nde yayımlanan bir haberde ise, Yahoo yönetiminin, Microsoft’un baskısına karşı elini güçlendirmek için AOL ile yeniden birleşme görüşmelerine başlayacağı belirtildi.
Gazete, Yahoo’nun Google’la ittifak kurma seçeneğini de değerlendireceğini bildirdi.
Microsoft ile Yahoo birleşirse, dünyanın en büyük bilsiyar teknolojisi şirketi olarak, internetin arama motoru lideri Google’a ana rakip olacak.
Antivirüsler Hakkında Bilmedikleriniz
Antivirusler Hakkında Bilmedikleriniz
Merhaba;
Bu yazımda antivirüs programlarının virüs & trojan vs…’ ları nasıl yakaladığından bahsetmek istiyorum. Buna neden de bazı site ve forumlarda insanların başkalarına yanlış bilgiler vermeleridir. Genellikle bu konu hakkındaki yanlış bilgiler de en çok “Hangi AV (Anti Virüs Programı) en iyisi?” tarzındaki forum başlıklarında dolaşıyor.
Bazı kimseler diyor ki şu AV daha iyi. Bak bu şu şu virüsü-trojanı hemen yakaladı diğer AV yakalayamıyor. Aslında burada pek de yanlış bir durum yok gibi görünse de, en iyisi AV’lerin virüsleri nasıl yakaladığını öğrendikten sonra yorum yapmak. Yoksa ağzı olan konuşuyor gibi bir durum çıkıyor ortaya.
Peki AV’ler Virüsleri Nasıl Yakalıyor?
Şimdi öncelikle hiçbir AV sizin yeni yazmış olduğunuz bir virüsü, trojanı vs… yakalayamaz (tespit edemez). Çünkü AV’ler bir programın ne yaptığına, yapısına bakarak onun virüs olduğuna karar vermez (ascii formatında kodlanan bazı zararlı scriptler dışında)! Peki nasıl tanırlar? Öncelikle bir AV firması şüpheli dosya hakkında en az iki rapor almalıdır. Daha sonra ise bu dosyanın analizi yapılır ve bir virüs & trojan vs… olduğuna karar verilince, dosyadan hex imza alınır ve virüs veritabanlarına işlenir. AV programınız da tarama sırasında makinanızdaki programlarda bu veritabanına işlenen hex imzayı arar ve eşitlik sağlandığında dosyanın infecte bir dosya olduğuna karar verilir.
Yani program ister bilgisayara zarar veren bir virüs olsun, ister bilgisayarınızda arka kapılar (backdoor) açarak dışarıya veri sızdıran bir trojan & worm olsun, bunlar bir Av firmasına rapor edilip, firma tarafından analiz edilip veritabanlarına dahil edilene kadar asla bir AV tarafından tanınamaz. Fakat yukarıda da bahsettiğim gibi bazı zararlı scriptler ascii formatında (düz yazı - derlenmemiş) olduğundan AV bu dosyaya bakarak bazı belli rutinlere göre dosyanın şüpheli bir dosya olduğuna karar verebilir.
Bunun doğruluğuna inanmak için bilgisayara format atan bir program yazın ya da trojan serverı tarzı makinada port açan (sayısı önemli değil; ister 1 olsun ister100 olsun) ve dinlenen komutlara göre dışarıya bilgi sızdıran & makinada zararlı komutlar işleten bir program yazın. Bu programı herhangi bir AV’ye tarattığınızda göreceksiniz ki AV bu programı bir virüs vs… olarak tanıyamayacaktır.
Hadi şimdi biz de bir virüsden hex imza alalım :-))
Ben örnek olarak Lorez virüsünden bir hex imza aldım:
58 FF E0 8B 85 57 17 40 00
50 B9 78 56 34 12 FF 95 E6
16 40 00 89 85 53 17 40 00
83 F8 FF 75 01 C3 6A 20 8B
Şimdi örneğin C’de bir program yazdığımızı varsayalım ve Lorez virüsünden aldığımız bu hex imzayı da programda kullandığımızı düşünelim. Yine örnek vermek gerekirse BYTE tipinde bir diziye kodumuzu yerleştirelim:
BYTE lorez_virusu_imzasi[] = {0×58,0xFF,0xE0,0×8B,0×85,0×57,0×17,0×40,0×00,
0×50,0xB9,0×78,0×56,0×34,0×12,0xFF,0×95,0xE6,
0×16,0×40,0×00,0×89,0×85,0×53,0×17,0×40,0×00,
0×83,0xF8,0xFF,0×75,0×01,0xC3,0×6A,0×20,0×8B};
Bu kodu yazdığınız bir programa dahil edip windows altında derleyip kozan.exe diye bir dosya oluşturduğunuzu varsayalım. Büyük ihtimalle AV programınız kozan.exe dosyasına Win95.Lorez (ya da kendi veritabanlarına nasıl bir isimle kaydetmişlerse) virüsü bulaşmış diye bir uyarı verecektir. Ama siz bunun zararsız bir kod olduğunu anlamışsınızdır sanırım :-))
İşte AV yazılımları da aynı bu şekilde kendilerine rapor edilen dosyaları incelerler ve hex imza veritabanlar oluştururlar. Daha sonra da tarama işlemlerinde dosyalarda bu veritabanındaki imzaları ararlar ve dosyanın infecte olup olmadığına karar vererek disinfecte, silme, karantina vs işlemleri gerçekleştirirler.
Şimdi genel olarak bir AV’nin nasıl çalıştığını öğrenmiş olduk. Peki hangi AV’nin daha iyi olduğuna nasıl karar vereceğiz? Aslında her AV bu kısımda aynı işlemleri yaptığından fark burda yok aslında. Genel olarak AV’lerde sistemi aşırı yavaşlatmaması (Norton yüklü makinanın sürünmesi gibi) ve e-posta denetleme vs gibi ek özellikler ve en az sistem harcayarak en çok fonksiyonu en iyi şekilde başaran bir AV’yi iyi olarak nitelemek mümkün.
Ek olarak kendimce iyi bir AV’ye örnek vermem gerekirse Kaspersky AV’yi rahatlıkla söyleyebilirim. Bu yazılımın diğer AV’lere göre bir artısı daha var ki; o da bu virüslerden vs… alınıp veritabanına işlenen hex imzalara ek olarak, dosyayı birçok exe packer ile ayrı ayrı packlenmiş hallerinden de hex imza alarak veritabanına işlemeleri. Böylece örneğin tanınan bir trojanı (eğer packlenmişse unpack ederek başka bir packerla) packleyerek diğer AV’lere karşı tanınmaz hale getirseniz bile KAV bunu daha önceden kendisi de deneyip vertabanına eklemiş olabileceğinden, diğer AV’ler tanımazken KAV bu infecte dosyayı yine tanıyabilir.
Umarım artık bu konuda insanlara yanlış bilgiler verilmez. Belki önümüzdeki yazılarda bir infecte dosyanın AV’lere karşı manuel olarak nasıl tanınmaz hale getirileceği hakkında bir makale de yazabilirim.
Görüşmek üzere…
Author: Kozan
Yayınlanma:: 2004-08-03
Osman Atabey & www.TcpSecurity.com
(alıntıdır.)
Sanal klavye
Merhaba arkadaşlar tekrardan farklı bir örneği sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Şuanda üzerinde çalıştığım bir alışveriş sistemi için gerekli olan sanal klavye uygulamasının yapımını burdan sizinle paylasmak istedim . Klavye basit biraz artık burdan mantığını alıp geliştirmek size düşüyor .
Başlıyoruz
İlk önce basit bir form oluşturuyoruz !
Basit Bir Form ...
İşte bu şekilde iki input’tan oluşan bir form oluşturduktan sonrasında ise kodlarımıza geçiyoruz . Başta sölediğim gibi bu örnek basit sadece mantığını anlatmak için oluşturulmuş bir örnek . Siz ne kadar geliştirirseniz o kadar büyücek ve güzelleşecektir buna inanıyorum . İlk önce input değerlerinden herhangi birisine tıklandığında sağ kısımda küçük bir alanın görünmesini diğer input’a tıkladığımızda ise o input değeri için olan alanın görünmesini diğer alanın ise gizlenmesini istiyoruz . O halde yapmamız gerek input ‘ lara birer onclick eklemek ve javascript fonksiyonumuzu yazmaya baslamak .
javascript fonksiyonları Javascript
işte arkadaşlar gördüğünüz gibi temelde 3 kalıp fonksiyonu birleşimi .
1. fonksiyon birinci inputtan ikinci inputa geçtiğimizde 1. input için görünen alanın kaybolmasını saglıyor . Aynı şekilde tam terside geçerli tabiki .
2. fonksiyon ise sanal klavyeyi gösteren gizleyen alan !
3. fonksiyon gurbu ise sanal klavye içindeki değerleri inputların içerisine yazmaya yarayan fonksiyon .
Şimdi ise sanal klavyeyi gösterelim ! Sanal klavyede burda çok basit bir şekilde tekrardan üzerinde bastırmak istiyorum bu örneği göz önüne alarak çok değişik şeyler geliştirebilirsiniz ! …
Sanal Klavye Kodları
Uygulamanın Çalışır Hali İçin Tıklayınız !
20 Mayıs 2008 Salı
Google Adsense
Google Adsense, her aşamadaki websitesi yayıncılarının site içeriğiyle ilgili Google reklamlarını websitelerinde göstererek para kazanmalarını sağlayan hızlı ve kolay bir yoludur. Google reklamları, ziyaretçilerinizin sitenizde aradıkları konulara ve ilgi alanlarına uygun olduğu için, hem içerik sayfalarınızı zenginleştirir hem de websitenizden para kazanmanızı sağlar.Gösterim sayısının önemsiz olduğu,önemli olanın ise reklama tıklanma miktarıdır.
Reklam tıklama ücretlerinin ise çok adil yapılmaktadır.Örneğin siteniz çöplük denilen sitelerden ise tıklama başına 0,01 $ alamazken kaliteli bir sağlık sitesi ve az bulunan içeriği varsa tıklama başına 1 $, hatta dil olarak ingilizce ise de bu rakam 10$ a bile çıkmakta. Google konuda müthiş bir güvenlik, reklamveren hakkını koruma sistemi kurmuştur. Eğer kişi kendi sitesindeki reklamlara tıklarsa, tıklamaya teşvik ederse,pop-up lar ile tıklatmayı arttırırsa ve bunun gibi reklamveren e zararı olan davranışlar sergilendiği durumlarda google hemen devreye girer ve reklam yayınlayan kullanıcı banlanır.
Buna ek olarak, Google AdSense'e kayıtlı olan web sitesi yayıncıları, ziyaretçilerine Google web ve site araması sunabilirler. Böylece yayıncılar, arama sonuçları sayfalarında gösterilen Google reklamları üzerinden para kazanırlar.
Google AdSense teknolojisi web sayfalarınızın içeriğini anlamada basit anahtar kelime eşlemenin çok ötesindedir. Sitenizin sahip olabileceği binlerce sayfaya ve içeriğinizin ne kadar dar veya geniş kaplamlı olduğuna bakmaksızın, içeriğinizi anlamak ve sayfalarınıza hedeflenmiş reklamlar yayınlamak için çaba sarf ediyoruz. İçeriğiniz değiştikçe Google reklamları da değişir. Ve reklamlarımız ülkeye göre de hedeflendiğinden, global şirketler ek bir çaba sarf etmeden yerel reklamlar yayınlayabilir.
sizlere tavisiye olarak yapıcağınız siteyi ingilizce ve sağlık üzerine olmalıdır.buraya yorum yerine SORULARINIZI YAZARAK SİZLERE CEVAP VEREBİLİRİZ.
Internet Explorer'ın hızını 8 kat arttırın!
Tarayıcı savaşlarında bir hayli geride kalmış IE7 için bir çok olanağı elinize getiren bir eklenti olduğunu biliyor muydunuz?
Uzun bir süredir güçlü bir eklenti hazinesi olan Firefox'a nazaran, IE'nin zayıf kaldığı açık. Lakin IE7Pro durumu tersine çeviriyor gibi görünüyor. Firefox Plug-in'lerinin aksine IE7Pro ve Maxthon, Internet Explorer 7'nin varsayılan hantal motorunun işleyişini düzenleyerek, Internet Explorer'ın doğal yapısından vazgeçemeyenler için eşsiz bir düzenleme yapıyor.
Hız, daha çok hız
Internet Explorer'ın yavaş sayfa açmaları da meşhurdur. IE7 ile bu durum biraz düzelse de, eski yapının getirdiği hantallık devam ediyordu. Chip Online dergisinin haberine göre IE7Pro eklentisinin bilgisayarınızda ilk farkını sayfa açılış hızında farkedeceksiniz. IE7 motorunu çok-ilmekli yapıya dönüştürüp, sitelerde gördüğünüz bir çok öğenin sırayla değil, aynı anda yüklenmesini sağlıyor. Bu yöntem diğer tarayıcılarda sadece Opera'da kullanılıyordu. IE7 ile sekiz kata kadar daha hızlı bir sörf artık mümkün.
Bir çok tarayıcının özellikleri birleşiyor
Yeni tarayıcılarda alıştığınız bir çok özellik de IE7Pro ile Internet Explorer'a entegre ediliyor. Open Office'in yazım denetim motorunu kullanarak 16 dili destekleyen yazım denetiminden tutunda, reklam filtrelemesi, otomatik tamamlamaya, fare işaretçilerinde aramaya, güvenlikten kendi eklentilerine, SpeedDial'dan, Sık Kullanılanlar'ın online yedeklenmesine kadar bir çok özelliği barındırıyor.
Wine 1.0 sürümü 15. yaş gününde çıkıyor
Kategori:
Wine geliştirici takımı 1.0.0 sürümünü Wine'nin doğum günü olarak kararlaştırdıkları 6 Haziran'da çıkaracak. Bu sürüm sembolik anlam taşıyor. O yüzden çok fazla değişiklik beklememek lazım. 1.0.0 sürümü için dört ürünün kararlı çalışması kriter (Wine 1.0 Release Criteria) olacak. Bilindiği üzere Google'dan bir ekip de wine için yama yayınlamaya başlamıştı ve kısa süre içerisinde Photoshop CS2 linux üzerinde daha kararlı çalışabilir hale gelmişti. Photoshop CS2'nin linux üzerindeki Font desteği ve katman desteği şimdilik yeterli olmasa da ilerisi için umut vaadediyor.
Oyun meraklısı olup linux kullananlar için Wine ayrı bir anlam ifade ediyordur. İrili ufaklı birçok oyun wine ile çalışabiliyor. AirStrike serisi, CS, WoW.. Oyunların tam listesine (eksiklerde var) şuradan ulaşabilirsiniz.
Wine'nin son sürüm notlarına , kaynak koduna ve işletim sisteminize uygun pakete şu adresten http://www.winehq.org/?announce=0.9.59 Wine hakkında eğlenceli yorumlara ise şuradan Dugg For Wine erişebilirsiniz.
Aybulut Portal V.1.2
Aybulut Portal tamamen PHP ve MySQL tabanı üzerine kuruludur. Aybulut Portalda Neler mi var ?
Sınırsız Makale Kategorisi ve Makale Ekleyebilme
Haber,Download,Domain Sorgu,Link Ekleme,Mailist,Tavsiye etme özelikleri
Arama yapma,Takvim,Saat,Günün Sözü ve İletişim mevcuttur.
Değiştirilebilir arayüztemaları. (Tema Değiştirme Özl.)
En büyük özeligi tamamen türkçe olması ve türk yazılım olması.
benioku.txt Merhaba arkadaşlar aybulut portalı kurmak için öncelikle Aybulutportal klasöründeki dosyaları herhangibir ftp aracılıgıyla sitenizin istediğiniz yerine upload ediniz.
Daha sonra config.php dosyasında db adini ve şifrenizi giriniz .
Hemen ardindan sitekur.php dosyasını çaliştirarak sitenizi kurunuz. kurduktan sonra mutlaka sitekur.php yi siliniz.
Ayrica AybulutPortalı localhosta denemeyiniz çünkü her zaman saglıklı sonuç vermeyebilir.
Sitenizin İsmini config.php deki site_name kısmından degiştirebilirsiniz .
tema ve mailinize degiştirebilirsiniz.2 tane orjinal tema mevcutur. aybulut ve koyukahve kullanabilirsiniz.
Sitenize eklemeleri /admin kısmından yapabilirsiniz. İlk kullanici adi aybulut şifre aybulut.
Resimler klasörünü chmod ayarını 777 yapmayı unutmayınız.
Resim galerisine resim eklemek için admin.php yi kullaniniz. ilk giriş şifresi admindir. İsterseniz admin.php den degiştirebilirsiniz.
AybulutPortal kurduktan sonra kesinlikle alt.php deki Tasarım AybulutPortal yazısını silmeyiniz. emege saygı lütfen.
Ayrica Aybulut Portal Lisanlı bir yazılımdır.
Lütfen lisans.txt deki bilgileri okuyunuz.
Demo
İndir